top of page
  • Writer's picturegülce gürses

Zeytin Ağacı


Uzun zamandır yazmamak biraz baskı yarattı bana ve aklımda esip duranlardan hangisini seçsem derken nihayet bir yerde çarkı durdurmayı başardım.


Gelsin “Zeytin Ağacı” o vakit…


Yaklaşık bir hafta kadar önce bir gecede indıragandi yaptığım dizidir kendisi.

Yazmaya karar verince şöyle bir sosyal alemlerde bakayım dedim ki bin pişman oldum pek tabii, yazan, çizen, videolar çeken çekene.

Pek sevmesem de bu polemik işlerini ve pek tabii herkesin fikrine saygım da olsa yazmak geldi içimden…

Ben de bu kafileye böylece katılıyorum ama içim ferah;)

Küçük bir bloğun, küçücük bir karıncası olarak pek de önemi yok bu bangır bangır popülasyonun içinde benim de birkaç kelam etmemin. O vakit, kimin varki, tartışmasına da gireriz ki, girersek de çıkamayız zaten…


Diziyi bir solukta izlediğim doğrudur. İyi bir izleyici olduğum gerçeğinde mütevazilik yapmayaraktan diyebilirim ki; Oyunculuklar ve anlatım üzerinden milyon kusur bulmak pek kolay.
Lakin bu iş enteresan bir şekilde bu anlamda benim için çokça su kaldırır nitelikte.
Harika diziler var arkadaşlar, maksat buysa, onun için de yüzlerce
“En iyi diziler" klasmanında arayın, bulursunuz.
Bu iş başka…

Pek tabii kendimden yola çıkacağım. Yıllar önce abimle ilgili meseleler başlığında aile dizimine niyetlendiğim olmuştu. Ablam ve bir kaç tanıdığım bu yollarda bilgili ve tecrübeli insanlar olduğundan, onların referansında ben de bir randevu almış ve hayli heyecanla günü beklerken, içime düşen bir tedirginlikle vazgeçmiştim.

Sonrasında başka bir çalışmaya yine sevgili ablam sayesinde katılıp cevaplarımı bulduktan sonra da bir daha aklıma düşmemişti bu iş. Ta ki Zeytin Ağacına Kadar…


Diziyi izleyin derim, her şeye ve her yoruma rağmen mutlaka izleyin. Spoiler vermeyeceğim, amacım konuyu anlatmak da değil. İçerik!


Mevzu, memleket düşünüldüğünde birçok kişiye yabancı. Ben yabancısı olmamama rağmen izledikten sonra, tatlış anlatımıyla bir cesaret buldum kendimde, sadece bu bile yeter kabilindendir bana sorarsanız.

Bir de konuyu bilmeyen ve aşina olmayan için ne büyük şoktur kim bilir. Hele ki kendimizden başka kimseyi düşünmediğimiz şu olunabilecek en bencil zamanlarında gezegenimizin…


Ne kıymetli oysa, kişisel sandığımız ya da varlığını benimsediğimiz, hatta bazen gurur duyduğumuz karanlığımızın çok da matah bir şey olmadığı ve de bizden kaynaklı olmama ihtimali bilgisi….

Farkındalığımızı arttırma potansiyeli bu denli yüksek bir çalışmanın varlığıyla karşılaşabileceğimiz gerçeği…


Aile dizimi, kısaca bizi biz yapan ya da bizi perişan eden ya da bizim çok bayılıp kılıflandırdıklarımız ya da bizi kendimizden soğutanların kaynağını, bizden önceki nesillerimizden aktaran olası sebeplerini ortaya döken ve dolayısıyla da onlardan ayrılıp tam anlamıyla kendimizin çok daha iyi bir versiyonu olma ihtimalimizi ortaya koyan bir çalışma, bir perdenin kalkışı olarak da açıklanabilir. Oz büyücüsünün gerçek yüzü, kralın çıplaklığı, eureka…

Maalesef memleket olarak bir hastalığımız var ki aynı işi ya da mecrasında dolanan işleri yapan herkesin en çok sevdiği, diğerini babalamak ve karalamak. Ben de yaptım vaktiyle, haklı da yaptığımdan yana emindim, zira aynı işi fahiş fiyatlara ve rezilce yapanlar çoktu. Hala da çok… Alıcısının da olduğu gibi… Değişen tek şey, bilgi, tecrübe…

Pek tabii yine bu haller olmuş, oluyor da ortalıkta. Oohh aile dizimi hadi pompalayın da abuk sabuk insanlar çıksın bu işe soyunan falan korkuları… Biraz sakin, biraz soğuk biraz da sabırlı olmak gerek oysaki…

Benim bildiğim en azından 10 kişi var hayatının bir kısmını hacıda hocada muska yazdırıp büyü bozdurmakla geçiren… Sırf bu furya bile bu sayede azalacaksa, ne mutlu! Çıksın birkaç şarlatan bu işte de… En nihayetinde bu da yıllar sonra psikoloğa gitmenin artık delilik sayılmadığı ve normalleştiği bir dünyaya doğru evrilmemizi sağlayacaksa, aile dizimlerinin de gen taraması kadar doğal ve hatta olmazsa olmaz günlere bizi taşıyacağı zamanlara gelebilmemiz için atılan şahane bir adım olacaksa ne ala….

Ben bu diziyi böyle görüyorum!


Yolumuz uzun mu? Uzun! Bu sadece başlangıç. Öyle ki ben vaktiyle tırsıp kaçtığım bu işi gerçekleştirecek cesareti buldum.


Dilerim benim gibi herkes cesaret bulsun, kaosunun içinde kendini bir karanlığın orta yerinde yapayalnız hissedenlere derman olsun, alternatif olsun… Bu işi iyi yapanlarla kötüleri zamanla ayrılacaktır, her iş alanında olduğu gibi…


Doğrusunu bulana kadar elbet yanlış seçimler yapacağız. Yanlış teşhisler koyan doktorlara, yanlış antremanlar yaptıran antrenörlere, yanlış kararlar ve niyetler içinde olan politikacılara inanacağız… Ama onların varlığı bizi en nihayetinde, arayışımız sürdüğü müddetçe doğruya taşıyacak…


Bilmeyenlerin bu konuyla tanışması için tam da bu nedenle harika bir iş olmuş bu dizi. Geçelim şimdi oyunculukmuş, senaryoymuş… Memleket kadın düşmanlığından yıkılırken, dünya birbirini soyuyla, ırkıyla yargılayıp boğazlarken… Bir umut varsa bizi sevmeye, sevgiye ve kabule götürecek, önce kendimizi, sonra diğer herkesi… Yaralarımıza merhem olma ihtimali bile varsa, olsun varsın. Kendi geçmişini sindirememiş bir toplum olarak, kişiselde bunu yapabilmeyi başarmamız, bizi bir gün toplumsal olarak da atalarımızın yaptığı hataların kabulüne götürecektir. Bu mevzu kişiselden toplumsala giden uzun ve engebeli bir yoldur. Çok ama çok ihtiyacımız olan bir yoldur.


Kendi normali sandığı kısıtlarında bir sorun olma ihtimalini görebilecek, hepimize gelsin bu dizi. İzleyin dostlar. Sizden en fazla birkaç saat götürür ya da bir ömür körlüğünü çektiğiniz ne varsa, girmeye niyetleneceğiniz bu yolda size gök kuşağının tüm renklerini görme ayrıcalığını getirir…


2 views0 comments

Recent Posts

See All

Comments


bottom of page